Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğü ev sahipliğinde, Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi (DEHUKAM) koordinasyonunda ve Birleşmiş Milletler Çevre Programı Küresel Çevre Fonu 8. Dönemi desteğiyle yürütülen ‘’Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Stratejisi ve Eylem Planı’nın (UBSEP) Güncellenmesi ve 7. Ulusal Rapor Hazırlığının Desteklenmesi Şemsiye Programı’’ kapsamındaki Boşluk Analizi Çalıştay Programı, 20-22 Mayıs 2026 tarihlerinde Ankara JW Marriott Otel’de kamu kurum ve kuruluşları, özel sektör, akademi ve sivil toplum kuruluşlarının geniş katılımıyla gerçekleştirildi.
Çalıştayın açılış konuşmaları, DEHUKAM Müdürü Sayın Dr. Mustafa Başkara ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdür Yardımcısı Sayın Ergül Terzioğlu tarafından gerçekleştirildi. Üç gün süren program boyunca alanında uzman isimler tarafından biyoçeşitlilik vizyonuna yönelik değerli sunumlar yapıldı. Bu kapsamda ilk gün oturumlarında, Prof. Dr. Herdem Aslan, Büşra Deniz, Doç. Dr. Ferda Karagöz ve Barış Çarıkcı; üçüncü gün oturumlarında ise Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Biyolojik Çeşitlilik ve Ekosistem Hizmetleri Dairesi Başkanı Sayın Neslihan Öziçli sunumlarını gerçekleştirdiler. Ayrıca iyi uygulama örnekleri çerçevesinde TANAP, Kazan Soda Elektrik Üretim A.Ş. ve ENERJİSA Enerji A.Ş. temsilcileri tarafından sektörel deneyimlerini aktaran sunumlar gerçekleştirildi.
Boşluk analizi çalışmaları kapsamında katılımcılar 18 farklı masaya ayrılarak her masada alanında uzman bir akademisyenin moderatörlüğünde değerlendirmelerde bulundu. Mevcut durumun olumlu ve olumsuz yönleriyle çok paydaşlı bir katılımla ele alındığı bu tematik masa çalışmalarında, ülkemizin biyoçeşitlilik stratejisine yön verecek öncelikli çıktılar üretildi. 22 Mayıs tarihindeki özel oturumda Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik Günü’nün de kutlanmasıyla birlikte çalıştay tamamlandı.
Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, doğayı koruyan, ekosistemleri gözeten, doğal kaynakları sürdürülebilir biçimde yöneten ve biyolojik zenginliğini gelecek nesillere aktaran güçlü bir Türkiye hedefiyle, elde edilen çıktıların ülkemizin biyoçeşitlilik stratejilerine ve eylem planlarına faydalı olmasını temenni ederiz.
